Üzüm’ün gözünden

Merhaba annemin cici arkadaşları. Benim adım Ayşe Üzüm Ertem. Bu evin en büyük kedi kızıyım. Geçenlerde bizimkiler sohbet ederlerken duydum. Annemin hayatını yazdığı bir bloğu varmış. Arada bizleri de anlatıyormuş.
Madem öyle benimde söyleyecek bir kaç lafım var arkadaş deyip bende başladım yazmaya. Yalnız aramızda. Sakın anneme söylemeyin. Tüm içimi döküp bu evin gerçeklerini size anlatıcam. Kısaca ispiyonun babasını yapcam. Hadi hayırlısı.
Önce azıcık kendimi anlatayım.

14 yaşındayım. Boyum 45 cm, yerden yüksekligim 30 cm. Tekir kırmasıyım. Adımla eşdeğer üzüm gibi yeşil , iri,sürmeli seksi gözlerim var. Vücudum çok güzel ve alımlı. Patiklerim ufacık ve bakımlı. Kısaca fıstık gibi bir kızım maşallah.
Evdeki diğer kediler gibi sokak çocuğu değilim. Annem ünlü bir spikerin kedisiymiş. Birinci sınıf veterinerin eline doğmuşum. İlk ailem bana bakamayıp ,beni sokağa bırakacağı için Deniz annem kıyamayıp beni onlardan aldı.
Yeni evimin ilk göz ağrısıyım. Annemle babam beni evlerine aldıklarında daha 6 aylık bebektim. Çok travmalı bir altı aydan sonra bu evde sevgi, huzur ve lüksün alasını buldum. Bana neler aldılar anlatamam. En büyüğünden pelüş yataklar, süslü tasmalar, Avrupa mamalar, oyuncaklar,elbiseler. Yedigim önümde yemedigim arkamda. Vallahi cennete düştüm sandım.
Hayat hep benim etrafında dönüyordu. Ta ki şu aşağıda resmini göreceğiniz mendebur kedi bizim eve gelene kadar.

Bunun adı Badem. Benim kraliçeliğime ilk darbeyi vuran gereksiz şahsiyet. Allah aşkına şunun suratına bakın. Er suratlı, çirkin, muşmula bakışlı. Kim der ki bu kız. Ece teyzemin arabasının motoruna saklanmış. Beyoğlu bebesi. Teyzemin atölyesinden gelmiş. E be salak saklanmak için başka yer mi bulamadın. Döndün dolandın benim başıma geldin.
O günü çok iyi hatırlıyorum. Annem babamla birlikte kahvaltı ediyorduk. Beni elleriyle besliyorlarken Ece teyzem aradı. Babama bişeyler anlattı sonra babam gitti. İşte dönüşte elinde bu kedi vardı. Nasıl kötü kokuyor size anlatamam. Kanalizasyona batırıp çıkarmışlar olmamış, benzine bulamışlar o da yetmemiş çöpün dibini bununla sıyırmışlar. Koku bombası mübarek. Birde cıyaklıyor kulaklara zarar.
Ben önceden seziyorum aralarında yıkayalım falan diyorlar. Yok ya uğraşmaya hiç gerek yok. Çıkmış işte motordan. Allah selamet versin. Koyun bahçeye gitsin diyorum, ama beni kim dinliyor acaba.
Soktular banyoya vallahi benim kedi şampuanlarımla yıkıyorlar. Lan çok para o. Onla temizlenmez arap sabununuyla yıkayın , çamaşır suyuyla durulayın geçer. Avuç içi kadar zaten yıkadıkça daha çok kokuyor. Bir süre sonra kokudan bende algı kapandı. Kısa süreli bir baygınlık geçirmişim. Gözümü bir açtım velet yıkanmış kurulanmış benim pudramla taraniyor.
Kafamda tehlike çanları çalmaya başladı. Sonra babam işe gitti. Annem yiyecek bir şeyler hazırlarken azcık yaklaşıp bir iki kokladım. ÖYK! Midem kalktı hemen uzaklaştım.
Bir baktım annem benim tüm nevaleleri getiriyor. Önce kuru mamaları yedirip, sonra en sevdiğim balıklı yaş mamamı verdi. Üzerine ödül mamandan da yedirince benim tansiyon yükseldi . Dipsiz kuyu gibi. Ne versen gidiyor mideye. El kadar şeyin tenis topu kadar göbeği çıktı. Zavallı sırt üstü yattı nefes almaya çalışıyor. Bir yandan üzülüyorum haline ama biran önce yesin çıksın gitsin yoluna diye de bakıyorum.
O sırada babam telefon etti. Zannettim beni soracak. Kulak kabarttim. Yok ya bunlar gereksiz hakkında konuşuyorlar. Artık babam ne diyorsa annem Aşkım eve almamız çoķ zor olur. Bizim bahçeye koyalım. Orada bakarız diyor. Canım annem şutluyor sonunda. Kocaman bahçe, otlar yeni kesilmiş. Hergün gel burdan yemeğini de ye. Hadi Güle güle deyip bahceye koyup annemle arkasından el sallıyoruz.
Oh yeniden ev benim. Camın önüne bayılıyorum. Uyku zamanım geldi. Zor bir gündü. Yarım saat sonra yan otoparkdan gereksizin canhıraş bağırmaları geliyor. Ben daha çok bağırmaya başlıyorum. Yeter ki bizimkiler duymasın. Emine abla bizim evin yardımcısı.
Anneme” ben gidip getireyim şunu” diyor.
HAYIIIIIIRRRRR. GETIRMEEEEE…..
Vallahi getirdi. Yine evde. Başım mı dönüyor ne?
Annem babamı arıyor.” Birine bakan ikiye de bakar hem Üzüm’ede arkadaş olur “diyor. Ben yine fenalaşmışım.
Akşam babam eve gelince onu doktora götürüyor. Bana yaptıkları tüm iğneleri ona da yapıyorlar. Inşallah çok acımıştır. Doktor 3 gün daha beslemeseniz yedikleri ona yeter demiş. Çok yedirmeyin demiş ama ne mümkün. Ocağımıza incir ağacı dikti velet. Ne varsa silip süpürüyor. Bu gıcık tam anlamıyla yerleşti bizim eve. Üzüm’e uygun diye adını da Badem koydular mı? Benim için intihar nedeni.
Ertesi sabah annem işine gitti. Babam arkasından çıktı. Biz gereksiz le evde yalnız kaldık. Baktım benim yatağıma kurulmuş. Dürtükledim şöyle bir ayağa kalktı. Koydum patimi kafasının üstüne ” Bana bak ufaklık. Buranın prensesi benim. Herşeyime ortak olmuş olabilirsin ama bana saygıda kusur etmiyeceksin. Benimle iyi geçin. Beni asil kedi çizgimden çıkartma. Yat zıbar uyu hadi dedim.
O günden bu güne Badem hep yedi hep uyudu. Ne zaman ağırlık olarak benim iki mislim oldu o gün biraz da bendeki popo korkusundan arkadaş oldum onla.
Allah sizi inandırsın bir yemek yemesini görseniz bunda mide yok kazan var dersiniz. Nefes almaz. Göbeği o kadar sarkık ki devamli yerlere sürmekten pişik oldu. Dünyanın ilk yemekten çatlayan kedisi unvanı bizim evden çıkacak deyim ben size. Ele güne rezil olucaz valla.
Birde pis huyları var. Anlatıcam şimdi anında tiksineceksiniz ondan.
Birgün annem babamla salonda televizyon seyrediyoruz. Bu da yanımızda. Ayağa kalktı tuvalete gitti geldi. Halının göbeğine oturdu. Poposu nun üzerinde zıplaya zıplaya ilerliyor. Bizimkiler nasıl gülüyorlar. Ben anladım bu bir pislik yapıyor. Arkadaş ilerledikçe arkasında kahverengi bir iz bırakıyor. Annemin gülme sesi birden çığlığa döndü. Önüne geleni yemekten barsaklarını bozmuş salonun ortasına sıçıyor manyak. Birden ev panayır yerine döndü. Babam bayan sıçığı kovalıyor, annem ” Üzüm sakın basma diye bağırıyor. ” Bascam işte. Bascam işte! diye halının etrafında geziyorum inadına. Ne bascam be manyağın bokuna. Bence siz bu kediyi halının içine sarıp toptan ikisinide çöpe atın. Sizde kurtulun bende.
Sonuçta ne oldu peki.? Boklu Badem’i yıkadıktan sonra veterinere götürdüler. Hap vermiş. Yutturabilir misiniz diye sormuş babama. Ayol bu yakında bizide yutacak. Ufacık bir hap ne ki? Eve döndüler. Halıyı da yıkamaya verdiler. Hayat yine normale döndü.
Allah için annem bu sefer atar sokağa demiştim ama yine olmadı. Ümitler başka bahara kaldı derken nerden bileyim bu daha iyi günlerim mış.
Şişko genç irisi Badem bu seferde erken kızıştı. Erkek suratlı , dişilikten nasibini almamış şahsiyet erkek istiyorum diye yıkıyor ortalığı. Oysa ben öylemiydim. Aldım annemi karşıma ” bak anacım sen bizim cinsi pek tanımıyorsun ama belirli bir yaşa gelince erkek arkadaşımız olsun isteriz. Bizde flört falan yoktur. Tamamen çıkar ilişkisi içindeyiz. Eğer izin verirsen sokağa çıkıp biraz erkeklerle takılır dönerim. Yok izin vermezsen dünyayı başına yıkarım haberin olsun.” dedim nazikçe.
Sonra beni kutuma koyup atta götürdüler. Ameliyat masasında gözümü açtığımda bana bir ferahlık gelmişti sormayın gitsin. O an erkeklerden bir tiksinti geldi, hepsi ölse umurumda değil.
Şimdi olay şöyleymiş. Benim kalçam kırılmıştı ya, ilk evimde camdan düşmüştüm. Çivi takmışlardı oraya. İşte o yüzden flörtüm olabilirmiş ama sonuçları sakıncalı olurmuş. Bu yüzden ailem toptan bu dertten kurtarmış beni. Iyi de yapmışlar zaten bizim mahallenin erkekleri çok çirkin ve kaba. Hıc asil değiller. Hiç işim olmaz.Neyse sıra bizim şişko ya geldi. Yine gittiler doktora. Doktor demiş eğer çaresine bakmazsanız o hırsla kesin sizi de yer. Benim bile can güvenliği yok şuan deyip hemen ameliyata almışlar. Oldu ameliyatını geldi. Fosur fosur uyuyor. Annem üşümesi geçsin diye battaniyeme sarmış kucağında uyutuyor. Bir yandanda sevip güzel şeyler söylüyor kulağına. O an acayip acıdım ona. İçim ısındı sanki. Pek bi zavallı, çaresiz, gereksiz, zevzek, bıngıl, dıngıl , sümsük geldi gözüme.
Tamam ya. Bir tane kardesim olsa fena olmaz dedim. Kabul ettim. Gittim yanina kafasinı yaladım.
Meğerse bunlar iyi günlerimmiş. İleride 4 kardesim daha olacakmış haberim yok. Ah neler geldi başıma bir bilseniz. Tamam tamam onları da anlatıcam size.
Simdi gidip azcık yemek yiyim. Annem beni çağıriyor. Kedi öpücüğü. 😽😻

Yorumlar

Bir yorum bırak